Homeros’un gerek rengi gerekse de çok yönlü kullanım alanı sebebiyle “Altın sıvı” dediği zeytinyağı, insanlığın hayat iksiridir. Tarih boyunca kutsal törenlerden spor müsabakalarına, sağlıktan kozmetiğe ve son olarak da mutfakta vazgeçilmez yerini almıştır.

  • Kutsal ve dini törenler: Zeytinyağı, zeytinin ehlileştirilmesinden 1500-2000 yıl sonra elde edilmiş; az bulunup çok kıymetli olduğu için kutsal bulunup tanrılara adak olarak sunulmuş, dini törenlerde kullanılmıştır.
  • Spor: Antik çağda olimpiyatlarda başarılı sporculara ödül olarak verilmiştir. Daha sonraları sporcuların kaslarını esnek tutmak için düzenli olarak kullandığı bir ürün olmuştur.
  • Aydınlatma: Önceleri tapınak ve saraylara, daha sonra evlere ışık kaynağı olmuştur.
  • Sağlık: Özellikle yaraları iyileştirici özelliği keşfedilince tıbbi amaçlarla kullanılmaya başlanmış ve daha bir çok alanda şifalı özelliğinden faydalanılmış, ilaç yapımında kullanılmıştır
  • Kozmetik. Cilde canlılık ve parlaklık verdiği anlaşılınca kozmetik amaçlarla, saç, vücüt temizliği ve bakımı için tercih edilmiştr.
  • Beslenme: Zeytinyağının, sağlık ve lezzet kaynağı olarak besin maddesi olarak tüketilmesi ise en son aşamada olmuştur.

Dünyanın ilk bitkisel yağı olan zeytinyağını, sağladığı bu faydalarla diğer bitkisel yağlardan ayıran en önemli iki özelliği;

  • Bir meyve olan zeytinden elde edildiği için diğer meyve suları gibi natürel tüketilebilen tek yağ olması
  • Tamamen fiziksel işlemlerle mekanik olarak elde edilen, ham yağ olarak rafinasyona uğramadan üretilebilen tek yağ olma özelliğidir

Doğru üretim ve sıkım yöntemleriyle elde edilen zeytinyağı, bu özellikleri ile içindeki vitaminleri, antioksidanları, temel yağ asitlerini ve diğer besleyici maddeleri muhafaza edebilen bir sağlık, lezzet ve güzellik kaynağı, mucizevi bir yaşam iksiridir.

İtalyan bilim ve tıp adamı Prof. Dr. Publio Viola’nın söylediği gibi

“Eğer olmasaydı, zeytinyağını icat etmek zorunda kalırdık.”